6 Şubat 2018 Salı

İş Kazası Sonucu Verilen Manevi Tazminatın Az Bulunması Üzerine Verilen Bir Bozma Kararı (2017)

Aşağıda 2017 yılında "İş Kazası Sonucu Verilen Manevi Tazminatın Az Bulunması Üzerine Verilen Bir Bozma Kararı" okuyacaksınız.

Bu karar ile ilgili düşüncelerim yazının sonundadır.

21. Hukuk Dairesi         2017/1296 E.  ,  2017/9714 K

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, maddi tazminat istemi hakkında daha önce karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Dosya kapsamından davacının iş kazası sonucu %40,20 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının %30, davalının %70 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.

Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)

Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat azdır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 27/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

4 Şubat 2018 Pazar

Ben Kimim ? Bu Blog Neden Yazılıyor ?





Öğretmen bir anne ve Subay bir babanın çocuğu olarak 1969'da Kütahya'da doğdum aslen Antalyalıyım.

Okul öncesi çağım Malatya'da, ilk ve orta öğrenimim Akhisar ve Eskişehir'de geçti. 

Evliyim ve dört çocuğum var. Oğlum Tıp Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi, kızlarım ise 4, 6. ve 10. Sınıf öğrencisi. Eşim İktisat Fakültesi mezunu ve İş Güvenliği Uzmanı

Üniversite ve İş yaşantımı dört ana başlık altında toplayabilirim

1-Tıp

*1992 yılında Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. İlk görev yerim olan Kahramanmaraş'a yerleştim. 1993-2008 yılları arasında kamuda Acil Servis Doktoru olarak görev yaptım, 2008 yılında kamudaki görevimden 1. Derece Devlet Memuru iken ayrıldım ve Özel Sektörde yine Acil Servis Hekimi ve yönetici olarak görev yaptım. 2009 yılında Avukatlık stajımı yapmak için bu görevimi bıraktım.

*Turizm Hekimliği Sertifikası sahibiyim

*Aile Hekimliği Sertifikası sahibiyim

2-İşletme ve İktisat

*2006 yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldum.

*2005 yılında KSÜ İşletme Fakültesinde Genel İşletme Konusunda Yüksek Lisansımı bitirerek MBA derecesini hak ettim. (Yüksek Lisans başvurumu Tıp Fakültesi diplomam ile yaptığım için Yüksek Lisans diplomamı İktisat Fakültesi diplomamdan önce aldım)

*Halen yine KSÜ İşletme Fakültesinde İşletme Doktorası yapmaktayım ve tez aşamasına gelmiş durumdayım.

*2012 yılında Sağlık Kurumları İşletmeciliği MYO'nu bitirdim

3- İş Güvenliği ve Çalışan Sağlığı

*1998 yılında İş Yeri Hekimliği Sertifikamı aldım. Yaklaşık 20 yıl aktif İşyeri Hekimliği yaptım. Avukatlık mesleğine başladığım için artık İşyeri Hekimliği yapmıyorum

*2015 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği MYO'nu bitirdim ve arkasından gerekli eğitimi alıp ÇSGB'nin düzenlediği sınavı geçerek C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı oldum

*ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Pnömokonyoz okuyucusuyum

*İlk Yardım Eğitmeniyim

*Yüksekte Çalışma Eğitmeniyim

*Halen Kahramanmaraş, Adana'da faaliyet gösteren iki  OSGB'de ortak ve yöneticiyim

4-Hukuk

*2017 yılında HKÜ Hukuk Fakültesinden mezun oldum

*Halen yine HKÜ Hukuk Fakültesinde Özel Hukuk alanında Tezli Yüksek Lisans yapmaktayım

Yabancı Dil

*İngilizce (Doktora Düzeyinde)

Bunların dışında Sosyoloji Lisans bölümünü ve Web Tasarım Ön lisans bölümünü bitirdim.

Bilgisayar Mühendisliği bölümü 4. sınıf öğrencisiyim.

Yukarıdaki bilgiler ışığında ülkemizde Sağlık Hukuku ile İş Güvenliği ve Çalışan Sağlığı ile ilgili konularda Hukuksal anlamda önemli bir boşluk olduğunu gördüm. Bu iki konuyla ilişkilendirilebilecek İş Hukuku konularında da benzer bir boşluk olduğunu gözlemledim. Bu sebeple bu konularda hem kendi bilgimi arttırmayı hem de öğrendiklerimi paylaşmayı hedefledim. Bu bloğun yayın amacı bu konularda farkındalığı arttırmak ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaktır.

Dr. Oktay Tolga Büyükhilal
4 Şubat 2018 Kahramanmaraş
Güncelleme Mayıs 2021